Tokat'ta panik: Kene ısırığı yine öldürdü
TOKAT - Havaların ısınmasıyla ortaya çıkan virüslü keneler Kat beldesinde 33 yaşındaki Süheybe Özseven'in ölümüne neden oldu. Tarlada çalıştıktan bir gün sonra, sırtına yapışan keneyi fark eten Özseven'in yakınları keneyi kopartarak aldı. Baş ağrısı ve halsizlik şikâyetleriy-le Sivas'taki Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaldırılan
üç çocuk annesi Özseven, dört gün sonra hayatını kaybetti. Cumhuriyet Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü yetkilileri, hasta getirildiğinde, Kırım-Kongo kanamalı ateşi hastalığının tüm belirtilerini gördüklerini söyledi. Kesin ölüm nedeni iki ay sürecek testlerden sonra netlik kazanacak. Tedavisi henüz olmayan fakat erken teşhisle önlenebilen Kırım-Kongo kanamalı ateşi teşhisi ile Tokat Devlet Hastanesi'nde üç kişi daha tedavi altında. Kat'ta ise köylüler kene yüzünden tarlada çalışamadıklarını, çocukları dışarı çıkaramadıkları söyledi.
Geçen yıl altı kişi ölmüştü Kırım-Kongo kanamalı ateşi, havaların ısınmasıyla canlanan kenelerle yayılıyor. Hastalık 2001 yılında Türkiye'de de görülmeye başladı. En çok Tokat, Sivas ve Amasya'da görüldü. Tokat'ta 2004 yılında altı kişi öldü. Hastalık grip belirtileri, baş ağrısı, gözlerin kanlanması, vücutta nokta halinde kanama ve kusma ile kendini belli ediyor. Veteriner Hekimler Tokat İl Temsilcisi Şenel Çavuşoğlu, "Kenelerin virüs taşıyan hayvanların kanını emmesi ile hastalık keneye bulaşıyor. Kanı emen kene, toprağa düşüyor ve 7-15 bin yumurta bırakıyor. Hastalık kan ve vücut sıvılarıyla da bulaşıyor. Vücuduna kene yapışan vatandaş kesinlikle keneyi kopartmamalı, alkolle çıkarmamalı" dedi.
www.radikal.com
KENE´nin risk haritası çıkarıldı
Prof. Dr. Leblebicioğlu, Türkiye'de ilk defa 2002 yılının ilkbahar ve yaz aylarında başta Tokat, Çorum, Sivas, Amasya, Yozgat, Gümüşhane ve Bayburt çevresi olmak üzere geniş bir coğrafi alanda ortaya çıkan hastalığın bugüne kadar çok sayıda ölümle sonuçlanan vakaya neden olduğunu hatırlattı.
Ondokuzmayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, bu dönemde artış gösteren Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına karşı risk oluşturan bölgelerde daha dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Vakaların neden ''Kelkit Vadisi'' olarak bilinen bölgede yoğunluk kazandığına ilişkin kesin veriler olmadığını, ancak bölgedeki doğal dengedeki değişikliler ve kuşların göç yoluyla ilgili olabileceğinin tahmin edildiğini kaydeden Leblebicioğlu, yaz döneminde hastalığın artış gösterdiğini bildirdi.
Hastalığın her yıl Mayıs-Eylül döneminde görüldüğünü ve vaka sayısının Temmuz ayında yoğunlaştığına dikkat çeken Prof. Dr. Leblebicioğlu, şunları kaydetti: ''Her yıl Mayıs-Eylül aylarında görülen vakalarda Temmuz ayında önemli artış yaşanıyor. Kenelerin yaşam döngüsü nedeniyle görülen bu duruma karşı risk oluşturan bölgelerde daha dikkatli olunmalı. Bölgelere ve türlere göre değişmekle beraber, hastalığı bulaştıran keneler genel olarak Nisan ve Ekim aylarında daha aktif olurlar. Bu nedenle de salgınlar bu dönemlerde yoğunluk kazanır.''
Bundan dolayı öncelikle risk oluşturan bölgelerde daha dikkatli olunmasını isteyen Prof. Dr. Leblebicioğlu, kenelerle temas imkanı bulunan bölgelerdeki insanların kendilerini süreli taramadan geçirmelerini önerdi.
-KORUNMA-
Hastalıktan korunmada alınması gereken önemler konusunda bilgi veren Leblebicioğlu, şu uyarılarda bulundu: ''İmkanlar ölçüsünde kenelerin bulunduğu alanlardan uzak durulması gerekmektedir. Hayvan barınakları veya kenelerin yaşayabileceği alanlarda bulunulması durumunda, vücut belirli aralıklarla kene yönünden muayene edilmelidir. Riskli bölgelerde piknik yapılmamalı su kenarları ve otlak şeklindeki yerlerde bulunanlar da döndüklerinde mutlaka kendilerini kene bakımından kontrol etmelidir. Risk oluşturan çalı, çırpı ve otlak yerlerden uzak durulmalı, bu gibi yerlere çıplak ayakla veya kısa giysilerle girilmemelidir. Vücuda yapışmamış keneler dikkatlice toplanıp öldürülmelidir. Yapışan kene varsa da kesinlikle ezilmeden ve kenenin ağız kısmı koparılmadan alınmalıdır.''
www.skyturk.tv
Kene ısırığı üç can daha aldı
Kene ısırığının yol açtığı 'kırım-kongo kanamalı ateşi' üç can daha aldı. Uzmanlara göre tavukların kuş gribi yüzünden itlafıyla birlikte keneler de, hastalık da arttı. Hastalığın ilacı yok
ANKARA/ÇORUM/TOKAT - 'Kırım-kongo kanamalı ateşi' hastalığının ateşi düşmüyor. Çorum'da kene ısırması sonucu iki günde dört kişi öldü. 12 kişi tedavi altında. Hastalıktaki artış, havaların ısınması ve keneleri yiyen köy tavuklarının kuş gribi nedeniyle itlafına bağlanıyor. Sağlık Bakanı Recep Akdağ hastalığı tedavi edici antibiyotik bulunmadığını söyleyerek, "Kene yapışırsa elle müdahale edilmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı" dedi. Gazi Üniversitesi öğrencisi 18 yaşındaki Himmet Aslan'ın önceki gün tedavi gördüğü Ankara Numune Hastanesi'nde hayatını kaybetmesiyle kene ısırığından kaynaklanan kırım-kongo kanamalı ateşi (KKKA) yeniden gündeme gelmişti. Arslan, Çorum'un Mecitözü ilçesi Bayındır Köyü'nde kene ısırması sonrasında, bir sağlık kuruluşuna başvurmadan önce keneyi sırtından çıkardığı için hastalık vücudunda hızla yayılmış ve sevk edildiği Ankara Numune Hastanesi'nde ölmüştü. Kene ısırması sonucu yakalandığı KKKA hastalığı nedeniyle Ankara Numune Hastanesi'nde tedavi gören Çorum merkeze bağlı Elicek Köyü muhtarı Mustafa Özcan'ın 40 yaşındaki eşi Aysel Özcan da aynı hastanede dün can verdi. Üçüncü kurban yine Çorum'dan çıktı. Ortaköy ilçesine bağlı Oruçpınar Köyü'nde yaşayan 77 yaşındaki Samiye Ateş de Ankara Numune'de hayatını kaybetti. Ardından, ismi açıklanmayan Çorumlu bir kişi daha yaşamını yitirince, ölü sayısı dörde çıktı. Aysel Özcan'ın kayınvalidesi Şahander Özcan'ın da iki yıl önce aynı hastalık sonucu öldüğü öğrenildi. Ölüm haberleri Çorum'da paniğe yol açtı. Vali Yardımcısı Murat Soylu halkı yatıştırmaya çalıştı. Hastalığın yazın arttığını belirten Soylu, Tarım İl Müdürlüğü ekiplerinin sürekli ilaçlama yaptığını, sağlık ekiplerinin de köyleri gezerek bilgi verdiğini söyledi.
12 hasta Sivas'ta tedavide Tokat'ın Reşadiye ilçesine bağlı Sarıyayla Köyü'nde de 66 yaşındaki çiftçi Baki Bal, aynı hastalık ön teşhisiyle Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedaviye alındı. Dört gün önce tarlada göğsüne yapışan keneyi eliyle çıkaran Bal'ın yanı sıra aynı hastanede 11 kişinin daha KKKA hastası olduğu öğrenildi. Bakan Akdağ, 2000'lerde hastalığın tanısının bilinmediğini anımsatarak şu bilgileri verdi: "2003'te bakanlığımızın üniversitelerden bilim adamlarıyla yaptığı çalışmalarla bir yol haritası çıkarıldı. Hastalığı ortadan kaldırmaya yönelik antibiyotik ya da benzeri bir ilaç yok. Bu nedenle destekleyici tedavi yapıyoruz. Halkımız bu mevsimde özellikle kırsalda dikkatli olmalı. Kene ısırmışsa, mutlaka doktora görünmeli. Bunlar yapışıp ciltte kalıyor, ehil olmayan kişiler çıkarmaya çalışınca hastalık bulaşabiliyor. Sağlık personelimiz, özellikle bu bölgelerde eğitim alıyor." Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servis Sorumlusu Yrd. Dç. Dr. Hakan Şevki Eren de sıcaklarla birlikte acil servise ortalama günde beş-altı vaka geldiğini belirterek, "Tabii bu ısırmaların hepsi KKKA hastalığına yol açmıyor. İnsanlar keneyi çıkarmasını bilmedikleri için bazı sıkıntılar oluyor" dedi. Tokat Tabip Odası Başkanı Dr. Ahmet Müslehiddinoğlu hastalığın Tokat'tan yayıldığını anlatarak şu bilgiyi verdi: "Kenelerin artmasını engellemek gerekiyor. Doğal hayatın korunması şart. Örneğin kuş gribinden dolayı zaman zaman çok sayıda evcil kanatlı hayvan itlaf edildi. Tavuk türü hayvanlar keneleri yiyip beslendikleri için artmalarını önlüyordu."
2002'den bu yana 33 kurban 2002'den beri bu hastalıktan ölenlerin sayısı 33'e yükseldi. KKKA, kenelerin taşıdığı 'Nairovirüs' isimli bir virüs kaynaklı, ateş, deri altında ve iç organlarda kanamaya yol açan bir enfeksiyon. 1946'da Kırım, 1959'da da Kongo'da görüldüğü için bu adla biliniyor. Kırsal alanda keneler, insan kanıyla beslendikleri için, taşıdıkları virüsü de bulaştırıyor. Erken teşhiste ateş düşürücü ve iç kanamayı önleyici tedaviyle iyileşme görülebiliyor.
www.radikal.com
|